Öne çıkan

İlk blog gönderisi

Merhabalar…

Varlığımız da bizi hiç terk etmeyen mutluluk,aci,kararsızlık ve huzursuzluk gibi daha bir çok duygusal değişimi satırlara dökmek istedim sadece.Her hangi bir kalpte küçücük bir hisse sebep olursa bu bana sonsuz mutluluk verir…

Sevgi ve saygıyla…

Melahat Cansızlar

yazı

Nihayet

Bugün yaşamak,

kısa bir öykünün mutlu sonunu paylaşmak kadar güzel,

Merhaba dediğim her zerre mutlu,

Ve ince bir çizgi var güneşten yeryüzüne akan.

Ilık havayla süzülen yapraklar var.

Ben varım birde mutsuz sandığım o öykünün kahramanı,

Kaleleri yerle bir olmuş ben.

Sebebini bilmediğim o huzurla kaplı.

Mutlu olmak için üst üste koyduğum tuğlaları yıktıktan sonra,

Nihayet yaşamak ve ölmek arasında,

Mutluluğu keşfeden ben.

Bir kaç saat

Birkaç saat içinde öleceğimizi bilsek ne yapardık ? Bugün izlediğim filmde konu tamda buydu. Kendime sordum önce, sonra izlemeye devam ettim. Karakterlerden birisi bir banka oturdu etrafında ağaçlar,İnsanlar, arada bir uçuşup ayaklarının dibine konan kuşlar. Oturduğu yerden uzun süre ayrılmadı. Etrafı izledi sadece. Kendimi düşündüm. Bende öyle yapardım galiba. Dururdum, Koştururken etrafımdan akıp giden ama benim göremediğim dünyaya bakardım. Bedenime ve yüreğime yük olan hayata bakardım. Ben durduğumda da akmaya devam eden hayata… Madem ben olmadan da aynı akışını sürdürüyor hayat, ne bir damla eksik yağıyor nede fazla o halde benim bunca çabama ne gerek var? küçük bir not: filmi bitiremedim biraz sıkılmış olabilirim 🙂

Gece

Eskiden neden korkmam gerektiğini biliyordum,

Karabasanlar vardı,

Eteğinde gece,

Sürüklerdi kemikleri pederininde,

Sonra birden kayboldu karanlık.

Gece gündüze döndü.

Geceye fısıldayan karanlık içime çöktü.

Şimdi neden korkmalıyım

Kendimden mi?